KÖTÜ KARNENİN SAHİBİ KİM?

KÖTÜ KARNENİN SAHİBİ KİM?
21 Ocak 2015 Çarşamba 12:52

KÖTÜ KARNENİN SAHİBİ KİM?
 
Karnesinde zayıf getiren çocuğun başarısızlığının tek sebebi kendisi mi?
 
Yarıyıl tatiline sayılı günler kaldı. Birçok anne-babanın ve çocukların heyecanla beklediği karne günü yaklaşırken her karne “PEKİYİ” gelmiyor tabii ki. Her anne ve baba evladının başarılı bir karne getirmesini istiyorlar. Peki, başarının ya da başarısızlığın göstergesi karne mi olmalı. Kötü not getirdi diye çocuğu rencide etmek ya da kendisine olan güvenini kırmak doğru mu? Kırık notta sadece çocuk mu sorumlu? Komşunun çocuğu ve ya kardeşleri ile kıyaslamak ne kadar doğru?
 
Her Öğrenci Ailesini Mutlu Etmek İster
 
Hiçbir öğrenci karnesinde kırık not görmek istemez. Başarısızlığın sembolü olarak gösterilen karneler başarının ya da başarısızlığın ölçütü olamaz. Bazı derslerin yüksek gelmesi bazılarının ise zayıf gelmesi çocuğun sağlıksız olması ya da zekâsında problem olduğunun göstergesi değil. Her çocuk aynı derse aynı ilgiyi gösteremeyebilir. Sözel dersleri yüksek olan öğrenci sayısal derslerde başarı sağlayamayabiliyor olabilir. Bu noktada çocuğu eleştirmek için kullanılan “Sen başarısızsın, Onca emek döktük karşılığı bu mu, Millet nasıl başarılı oluyor, Kardeşin kadar olamadın” gibi sözler çocuğu daha çok başarısızlığa itecektir. Çünkü bilinçaltında zaten bunu hiçbir zaman başaramayacağı korkusu yerleşir. Birde aile baskısı buna eklenince başarı artık sağlanamaz. Eminiz ki her çocuk ailesine başarılı bir karne götürerek ailesinin mutlu olmasını ister. Başarılı bir karne gören ailede buna karşılık çocuğun özgüvenini pekiştirici cümleler kullanır.
 
Başarısızlıkta Çocuğu Suçlamak Yerine Sağladığımız Şartları da Göz Önüne Getirmek Gerekir
 
Karnesinde kırık not getiren çocuğu suçlamak yerine bu başarısızlığa nelerin etken olduğunun araştırılması gerekir. Davranış bozuklukları, sınav kaygısı, aile baskısı ve korkusu, zekâ seviyesindeki düşüklükler, derse odaklanamama gibi sebepleri başlıca sorunlar olarak sayabiliriz. Bunların yanında aileyi ilgilendiren konular ise; aile içi iletişim, çocuğa sağlanan ders çalışma ortamı, aile içi şiddet, ailenin eğitim seviyesi bunlara örnek gösterilebilir. Birde eğitimcinin önemi var tabii ki. Yeterli eğitim birikimine sahip olmayan öğretmen de bu başarı ve başarısızlığa sebep olabilir. Bütün bunları düşünerek çocuğa bu başarısızlığını hissettirmeden yapılabilecek çözüm yolları aranmalı, bu süreçte çocuğa moral olabilecek sözler ve davranışlar sergilenmelidir. Psikolojik bir destek ve ya bir uzmandan yardım almak da gerekebilir.
 
Saatlerce Çalışmak Değil Verimli Çalışmak Önemli
 
Evde ve ya başka bir ortamda çocuğunuza saatlerce aralıksız ders çalışması için baskı yapmayın. Çünkü yapılan araştırmaya göre bir kişi bir konu üzerinde en fazla 45 ile 60 dakika arasında dikkatini toplayabilir. Çocuğu bir odaya hapsedip önüne kitap ya da envanteri koyup hadi ders çalış demek yanlıştır. Konunun özünü öğrenmesi, kendisine lazım olan kadarının çalışılması gerektiğini çocuğa anlatmak gerekir. Bazı çocuklarda sürekli tekrar ederek öğrenme sağlanabilirken bazı çocuklarda ise sadece göz gezdirme ile konu öğrenilmiş olur. Çocuğunuzun kapasitesini ve zekâ seviyesini bilmek gerekir. Bunun üstüne çıkması için zorlamak yerine, onun seviyesine göre konuyu tekrar ederek öğreneceğini ve ya konuyla ilişkili akılda kalıcı örneklerle sembolleştirmesi gerektiğini de ifade etmek gerekir. Sağlıklı, aydınlatma ve ısısı iyi ayarlanmış, döküm ve kaynakların yeterli olduğu ve sessizliğin sağlandığı bir ortamda özgüveni sağlanmış çocukların başarı seviyesinde artışlar olduğu gözlenmektedir. Sözel zekâsı gelişmiş bir çocuğa sayısal bilgiler sözelleştirilerek verilmeli. Konuyu bütünlemek gerekirse Saatlerce çalışması için zorlamak yerine verimli çalışma yöntemlerini öğrenerek çocuğunuza öğretmeniz önemli.
 
Buradan anne ve babalara tavsiyemiz karnedeki başarısızlığı çocuğunuza yüklemeyin. Çocuk sosyal yapısı ve aile bütünlüğü ile başarıya ulaşır. Bir parça suçu kendilerimizde aramak gerekir ve çözüm yoluna ulaşmak önemli. Tehdit, şiddet, korkutmak ve baskı ile ona fayda değil daha da zarar vermiş olacaksınız.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.