Toplumsal Sorun: Evlilik Programları


Ümit AKKOYUN

Ümit AKKOYUN

Okunma 06 Aralık 2016, 00:00

 Toplumun ahlak kurallarına ters düşen, insanlık onurunu zedeleyen,  gelenek ve göreneklerimizle uyuşmayan  ve yıllardır devam eden bir sorundur:  Evlilik Programları. Amaç olarak evlendirmeyi gerekçe göstererek, önceden hazırlanmış senaryolarla  ve birçoğunu ajanslardan toplama kişilerle her eve girmeyi başarmışlardır.  Toplum olarak uyutulduğumuzun bilincine varmamakla birlikte kendi sorunlarımızı bir kenara bırakıp, ekranda gördüğümüz kişilerin uydurulmuş hikayeleriyle derdimize dert eklemekteyiz.  Televizyonu açtığımızda en çok izlenen kanalların hepsinde bu tür programlarla karşılaşmaktayız. Reyting uğruna insanların duygu ve düşüncelerini sömüren ve ahlakını bozan bu programları yıllardır izlemekte ve onlara inanmaktayız.
 

     Evlendirme Programları diye nitelendirdiğimiz bu programlar aksine evlilikle ilgili alışılagelmiş tüm kuralları, saygı ve sevgiyi ortadan kaldırmaktadır. Yeri geldiğinde onları kavga ettirerek, hakaret boyutuna varan cümleler kurmalarını sağlayarak reyting hedeflerini başarmaktadırlar.  Senaryolarda oluşturulan aşklar, gözyaşları, bayılmalar programı tamamen bir tiyatro oyununa dönüştürmektedir. Toplum olarak bu konularda bilinçlenmediğimiz için hatta bilinçlenmek istemediğimiz için her şeyi gerçek olarak kavramaktayız ya da buna kendimizi inandırmaktayız.  Programa katılan,  aday olarak nitelendirdiğimiz kişilerin çoğu boşanmış, çocuklu kimseler veya ekonomik durumları iyi olmayan kimselerdir. Çoğu da ajanslarla çalışan veya yıllardır bu tür programlarda karşımıza gelen bu programlarda yaşlanan kişilerdir. İşte bu bilindik yüzler programların beslenme kaynağıdır.
 

     Evlendirme Programları gibi programlar, toplumun sessizleştirilmesine sebep olmaktadır. Çünkü toplum bu tarz programlar izlemekten, günümüz sıkıntılarından, ekonomik ve sosyal sorunlardan bihaber. RTÜK’e gelen şikayetler olmasına rağmen bu programların gidişatı konusunda  tek gelişmenin para cezası verilmesi  yönündedir . Oysaki toplum ahlakı, gelenek ve görenekler yani kısacası maneviyatın, maddiyatın önünde gelmesi gerekmektedir. Verilen para cezası, caydırıcı bir ceza olmamakla beraber onları maddi açıdan çokta etkilemeyen bir yaptırımdır.  Muhafazakar bir iktidar (!) , toplum olmasına rağmen veya böyle lanse edilmesine rağmen  bu  programların yıllardır devam etmesi  akıllarda soru işareti bırakmaktadır.



 

    

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.