TÜRKÇE TURKCHE OLMASIN


“Slm, mrb, nbr, npysn ”


Çoğunuza tanıdık geliyordur bu kelimeler, özellikle de genç neslin aşina olduğu hatta günlük konuşma dilinin çoğunluğunu oluşturan sözcükler. Sizce de bir gariplik yok mu bu işte ? Sanki çok yakından tanıyoruz bu kelimeleri bir yandan da çok yabancı bizlere… 


Dünyanın en köklü dili sayılabilecek Türkçe’nin son hali bu kelimeler…  İnsanın bunları yazarken dahi yüreği cız ediyor.  Orhun Anıtlarından günümüze kadar sürekli  gelişim değişim içerisinde bulunan dilimiz günümüzde en talihsiz günlerini yaşıyor diyebiliriz. Geçmişten günümüze değin dil ve kültür temeli üzerinde inşa edilen onca Türk Devleti arasından en şanssız olanı ise şüphesiz Türkiye Cumhuriyeti’dir. Günlük hayatta zaten yeteri kadar yapılan hatalar yazım yanlışları var iken bir de İngilizce kelimelerin tabelalarda günlük konuşma dilinde kullanılması, sesli harflerin yutularak ‘’cnm nbr’’ gibi iletilerin yollanması Türk Toplumunun şüphesiz kendisine verdiği en büyük zararlardan bir tanesidir. 


Bu dünyada bir nesneye

Yanar içim göynür özüm

Yiğit iken ölenlere

Gök ekini biçmiş gibi


14. yy. şairi Yunus Emre’nin bu sözlerini anlamakta güçlük çekmezken günümüz Türkçesini anlamakta bir hayli çaba sarf ediyoruz. Dil ve kültür bir toplumun temelini oluşturmakla birlikte tarihler arasındaki en büyük bağ olarak kabul edilebilir. Buna rağmen Türkiye’de Türkçe’ye karşı bir linç kampanyası başlatılmış gibi İngilizce kelimeler, sesli harflerin kullanılmaması, tabelalar, tanıtılar, aş evleri, kafelerde yabancı isimlerin kullanılması yürek burkan türdendir.


Bu sebeple Hükümet acilen yabancı tanıtılara, tabelalara ve isimlere karşın tedbir almalı, yabancı isimle açılan iş yerlerinden, dükkanlardan  daha yüksek ücret almalıdır. Türk Milletinin sac ayağı konumundaki dilin öneminin farkına varılmalı, Türkçe, Devlet koruması altına alınmalı ve ilelebet yaşatılmalıdır. Toplum kültür ve dil üzerinde şekillenir, dilini kaybeden, yabancı sözcüklerin etkisi altına giren milletlerin bir süre sonra öz benlikleri kaybettiklerini, başka toplumların güdümüne girdiğini  tarih sürecinde birçok örnek ile görmek mümkündür. Burada bizlere düşen görev kültürümüzü, dilimizi tüm yabancı etkilerden korumak, kollamak ve zaman içerisinde bozulup yok olmasını engellemektir.  Sözlerime Atatürk’ün şu cümleleri ile son vermek istiyorum:


“Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği sayısız felaketler içinde ahlakının, geleneklerinin, hatıralarının, çıkarlarının, kısaca bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk dili Türk milletinin, kalbidir, zihnidir.” 


 


Yorumlar()
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)



AnketAnket



Son YorumlarSon Yorumlar
Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
Yazarlar Künye
Yazarlar İletişim
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Codec Haber